Şifremi unuttum? Hesap Aç
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Anasayfa
Şifalı Bitkiler
Lütfen aramak istediğiniz Terimi yazınız.

..ile başlayan ..içeren ..tam kelime

Hepsi | A | B | C | T | U | V | Y | Z


Hepsi
Sözlükte şu an 47 sözcük bulunmakta.
Sayfalar: 1
Terim Tanım
Acıbakla

( Lupine / Lupin / Lupine) 10-100 cm yüksekliginde, sik tüylü, bir senelik bitkiler. Yapraklar el seklinde parçali, uzun sapli, 5-9 yaprakçiklidir. Çiçekleri dik salkim durumunda, beyaz veya mavimsi renkli, çiçek taç yapragi kelebek seklindedir. Yahudi baklasi diye de taninir.

Türkiye’de yetistigi yerler: Akdeniz bölgesi, Bursa, Antalya ve Konya çevreleridir.
Memleketimizde üç türü bulunmaktadir.
Beyaz yahudi baklasi: Beyaz çiçeklidir. 120 cm kadar yükseklikte, bir yillik bir bitkidir.

Sari çiçekli yahudi baklasi: Vatani, Orta ve Güney Avrupa’dir.
Mavi çiçekli yahudi baklasi: Vatani, Akdeniz çevresi memleketleridir.
Kullanildigi yerler: Tohumlarinin idrar söktürücü, kan temizleyici ve kurt düsürücü tesiri vardir. Bazi türlerinin kavrulmus tohumlari “sebze kahvesi” ismiyle kahve yerine kullanilmaktadir. Fakat alkaloid tasiyan türlerinin bu sekilde kullanilmasi tehlikelidir

 
Acıçiğdem

( Herbstzeitlose / Krokus / Colchique / Colchicum / Autumn crocuses) Boyu 10-30 cm yükseklige ulasan, otsu ve yumrulu bir bitki. Sonbaharda morumsu pembe renkli, 6 parçali çiçekler açar. Yaprak ve meyvalari ise ilkbaharda ortaya çikar. Sonbaharda çiçek açtigindan dolayi halk arasinda “güz çigdemi” olarak da bilinir.

Türkiye’de yetistigi yerler: Türkiye’de pek bulunmaz. Avrupa’nin sulak çayirlarinda bol miktarda yetisir.

Kullanildigi yerler: Tibbi önemi haiz bir bitkidir. Kullanilan kismi yumru ve tohumlaridir. Tohum ve yumrularin idrar arttirici, terletici, müshil ve romatizma agrilarini dindirici etkisi vardir. Alkaloitlerin çok yüksek zehirleyici özelligi oldugundan, bu droglar, dahilen ancak hekim kontrolünde kullanilabilir. Eskiden halk arasinda romatizma agrilarini dindirmek için haricen kullanilirdi. Bunun için bir tutam aci çigdem tohumu, 2-3 dis sarmisak ile havanda iyice dövülür. Elde edilen sulu kisim da bir tülbente emdirilip, agriyan kisma sarilir. Bu pansuman birkaç gün arka arkaya tekrarlanir.

 
Adaçayı

(salvia officinalis): Ballıbabagillerden; özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen ıtırlı bir bitkidir. Menekşeye benzeyen çiçekleri haziran, temmuz aylarında açar. Yaprakları uzun, kenarları tırtıllı, beyazımsı yeşil renktedir. Hafif kafuru kokusu vardır. Çiçek açtığı zaman toplanıp, kurutulur.

Faydası: Mide va bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir.

 

 
Adamotu

(Alraunwurzel / Mandragore / Mandrake) Mavimsi-mor renkli çiçekler açan, rozet yaprakli ve kazik köklü çok yillik otsu bir bitki. Kökleri insana benzedigi için, bu isim verilmistir.

Türkiye’de yetistigi yerler:
Bati ve Güney Anadolu.

Kullanildigi yerler:
Kökleri % 0,3 oraninda Hiyosiyaminlerle Skopolamin alkaloitlerini tasir. Bundan dolayi zehirli bir bitkidir. Agri kesici, yatistirici, cinsel gücü arttirici etkileri vardir. Halen tedavide çesitli preparatlarin terkibinde kullanilmaktadir. Rastgele kullanildiginda zararli olur.

 
Adasoğanı(Scille / Scillae bulbus / Sea onion / Urginea maritima) Zambakgillerden bir çesit bitkidir. Yapraklari uzun serit seklindedir. Çiçekleri yesil ve beyaz damarlidir. 2 kilogram kadar olan sogan kismi, yapraklarinin altindadir. Aci ve zehirlidir. 7,5 gram adasogani, bir insani rahatça öldürebilir.Tazeyken kullanilmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soganin etli olan orta kismi, dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Çok iyi bilmeden kullanilmamalidir.

Kullanildigi yerler: Idrar söktürür. Kalp hastalarinda vücudda biriken suyu bosaltir. Azotemiyi azaltir. Böbrek hastalari kullanmamalidir.
 
Ahlat

(Yabanarmudu / Piraster / Pirus elaegrifolia / Wild pear-tree / Poirier sauvage) Gülgillerden, kendi kendine yetisen ve üzerine armut asilanan bir agaçtir. Yemisi iyice olgunlastiktan sonra yenir.

Kullanildigi yerler: Meyveleri ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarinda, filizi ezilip yaraya sürülür.

 
Ahududu

Diğeradı:

  • Ağaç Çileği
  • Sultan Çileği

Latince Adı:

  • Himbeere
  • Rubus idaeus


Familyası:

  • Gülgillerden
  • Rosengewaechse
  • Rosaceae

Drugları: 

  • Ahududu Yaprağı: Rubi idaei folium Ahududu Meyvesi: Rubi idaei fructus
  • Ahududu Çiçeği: Rubi idaei flores

Ahududunun yapraklarından çay ve natürel ilaç yapılır ve meyvesi yenir ve şurubu vede reçeli yapılır. Ahududunun yetiştiği yöreye, iklime, ve toprağa göre oldukca çok alttürü mevcuttur. Ahududu yaprakları eskiden ishal, diş ve ağız içi yaraları ve iltihaplanmasına karşı kulanılmıştırVatanın toros dağlarıolduğu tahmin edilen bitki günümüzde daha çok Avrupalılar tarafından kültür bitkisi olarak yetiştirilmektedir.

Botanik:

Gövdesi yuvarlak grimsi veya beyazımsı yeşil renkte 1-2 etre bıyunda dikensiz veya çok az dikenlidir. Kanat yaprakları 3-7 adet yapraktan oluşur, ilk yaprakları karşılıklı ve sonda tek ve irice yaprak bulunur.  Yaprakları sapsız veya kısa saplı, kenarları dişli, uca doğru sivrice oval, üzeri pörtüklü üstü koyu altı açık yeşil renklidir. Çiçeklerin yaç yaprakları açık pemepe ve bayaz renkte ortada  ve incedir.
Taç yaprakları saran kupa yaprakları ise üçgen şeklinde , geri doğru kıvrık, açık yeşil renkli ve ortada 20-30 adet dölenme tozluğu bulunur. Meyveleri çiçeğin göbeğindeki sarımsı yeşil tümseğin zamanla olğunlaşması ile önce esmer sonra kahverengimsi , sonra siyah ve nihayet koyu kırmızı bir renk alır. Ahududunun meyveleri görünüş olarak çileğe benzer bu nedenle bu bitkiye Ağaç Çileğide denir.
Hasat zamanı: Çiçek açamaya başladığı andan ihtibaren yaprakları toplanır, havalı ve gölgelik bir yerde kurutularak kaldırılır.

Kulanılmaısı: 

  • Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılmamıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Ahududu yerine göre daha etkili olan başka bitkiler kulanılmalıdır.
  • Komisyon E’ye göre mide-, bağırsak-, nefesyolları-, kandolaşımı-, ve deri rahatsızlıkları, grip, ateşlenme, avitaminoz ve diabete karşı kulanılabileceği beyan edilmiştir. Fakat Üniversite kiliniklerinde araştırmalar yeterli değildir bu nedenle daha etkili olabilecek şifalı bitkilerin kulanılması tavsiye edilir.
 
Akasya

Diğer İsimleri:

  • Salkım ağacı


Latince Adı:

  • Robinia Pseudacacia.


Botanik:

8-10 metre boyunda, Mayıs aylarında beyaz renkli, güzel kokulu çiçekler açan, dalları sarkık bir ağaçtır.

Yetiştiği Yerler:

Anavatanı Kuzey Amerika olmakla beraber, tipik bir park bahçe
Ağacı olduğundan tüm dünyaya yayılmıştır. Ülkemizde de parklar ve yol kenarlarında bol bol yetiştirilmektedir.
 
Kullanılışı:

Çiçek ve yaprakları kurutularak kullanılır.
 
İçindeki Maddeler:

Çiçeklerde asparagin, yağı mum ve robinin isimli bir glikozit vardır.
Yapraklarda ise tanen ile indican ve agaciin adlı glikozit maddeler mevcuttur.

Tıbbî Etkiler:

Yapraklar yüksek miktarlarda alınırsa hafif zehirlenmeye yol açar. Normalde tanen sebebiyle kabız ve hafif mikrop öldürücü etkiye sahiptir. Kaynatmak suretiyle elde ediIen Sıvı soğuk algınlıklarında terletici özelliği sebebiyle içilir. 20-30 gr. Kuru akasya yaprağı 1 lt. suda kaynatılır.Günde 2 kez yarım bardak içilir. Ayrıca safrayı da artırır.
Çiçeklerinden hazırlanan akasya çayı güzel kokulu, rahatlatıcı bir çiçektir.

 
Ayçiçeği

(gündöndü): Bileşikgillerden; büyük çiçekli bir bitkidir. Çiçekleri tabak şeklindedir. Rengi sarıdır. Tohumlarından yağ çıkarılır.

Faydası:

Yağı, damar sertliğini giderir. Kurdeşen'in sebep olduğu kaşıntıları giderir. Esansı verem tedavisinde kullanılır. Kolestrol miktarını düşürür. Cinsel arzuları kamçılar. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Kalp, sinir hastalıkları ve iktidarsızlığı önler.

 
Ayrıkotu

Buğdaygillerden yabani bir bitkidir. Sarımtırak beyaz renkteki kökü kullanılır. İlkbahar ve sonbahar aylarında toplanıp, kurutulur. Mekkeayrığı denilen çeşidi de, ayrıkotunun özelliklerini taşır. Domuz ayrığı ise, zararlıdır.

Faydası:

İdrar söktürür. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur. Buralardaki iltihapları da giderir. Albümini atar. Nefrit ve nikriste de faydalıdır.

 
Ayva

(sefercel) Gülgillerden çiçekleri iri ve pembe renkli; yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikteki bir ağacın meyvesidir. Ayva; limondan büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe ve ufak çekirdekli bir meyvedir. Vitamini boldur. Çiğ yenilmesi tavsiye edilmez. Komposto veya jöle yapılarak veya külde pişirildikten sonra yenmesi uygundur.

Faydası:

İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. Karaciğer tembelliğini giderir. Safra akışını sağlar. Çarpıntıyı dindirir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Bronşit, müzmin öksürük ve veremde faydalıdır. Ağızdan su gelmesini ve kan kusmayı önler. Vücudun gelişmesine yardım eder. Merhem yapılarak kullanıldığı takdirde; el ayak ve meme ucu çatlaklarını, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir. Egzama kaşıntılarını ve basur memelerinin doğurduğu şikayetleri giderir. Kabızlık çekenler ve tansiyonu yüksek olanlar yememelidir.

 
Ayısarımsağı(Allium ursinum): Ayısarımsağı, ilkbahar müjdecilerinin en başta gelenlerinden biridir. Orman sarımsağı ve cadısoğanı isimleriyle de bilinir. Ayısarımsakları, inci çiçeğininkini (Mayıs Çiçeği) andıran, neşter biçimindeki cilalanmış gibi parlayan taze yeşil yaprakları, saydam bir beyaz tabaka ile örtülü, uzunca bir soğandan çıkarlar. Üstünde beyaz çiçek yuvarlakları olan açık yeşil ve pürüzsüz sapı 30 cm kadar uzar. Ayısarımsağı, yalnızca bitkisel topraklı, nemli çayırlarda, gölgeli ve nemli dere kıyılarında, çalılıkların altında, yapraklı ağaç ormanlarına yetişir.

Faydası:

Bu bitkide çok büyük tedavi etme gücü gizlidir ve hatta kış uykusundan uyanan ayıların, mide, bağırsak ve kanlarını temizlemek için onu aradıkları da söylenir. Bitki, genellikle bizim sarımsağımızın özelliklerini paylaşır, ancak çok daha güçlüdür. Bu nedenle o, doku yaşlanmasını yavaşlatma kürü için vazgeçilemez bir bitkidir ve kronik deri hastalıklarına karşı da çok başarılıdır. Yapraklar kuruduklarında şifalı güçlerini yitirdiklerini için, taze bitki kullanımına önem verilmelidir. Yapraklar, ıspanak veya salata gibi de hazırlanabilir. Fakat, miktar fazla tutulduğunda rahatsız edici bir tat oluşturduğu için, ıspanak gibi pişirilmek istenildiğinde ısırganotu ile karıştırılarak kullanılmalıdır Bitkinin genç yaprakları nisan ve mayısta, yani çiçeklenmeden önce, soğanı ise yaz sonunda veya sonbaharda toplanır. Ayısarımsağı soğanı, aynen sarımsak gibi kullanılabilir. Mideleri duyarlı olan kişiler, yaprakları ve soğanı ince doğrayıp üstüne sıcak süt dökmeli, 1-2 saat beklettikten sonra, bu sıvıyı içmelidirler. Bitkinin iyileştirici gücüne bütün bir yıl boyunca sahip olmak isteyenler ise, bir ayısarımsağı tentürü hazırlayabilirler. Bu tentürden her gün 10-12 damla, biraz suya karıştırılarak alınır. Bu damlalar, kusursuz bir zihin açıklığı kazanılmasına yardım eder, atardamar sertliğine karşı önlem yerine geçer ve daha pek çok şikayetlere son verir. Ayısarımsağı, sindirim sistemini çok olumlu etkiler. Aşırı ve kronik ishallerde, bunlar gaz ve kolik eşliğinde olsalar bile, oldukça etkilidir . Ayrıca, eğer bağırsak krampı veya yorgunluğu nedeniyle oluşmuşsa, kabızlıkta da çok başarılı sonuçlar verebilir. Mideden kaynaklanan kalp düzensizlikleri, uykusuzluk, aynı zamanda, atardamar sertliklerinin veya yüksek olan kan basıncının yol açtığı baş dönmesi, kafada basınç ve soluk alma düzensizlikleri de azalır, basınç fazlalığı zamanla normalleşir. Ayısarımsağı şurubu, sürekli balgam çıkaran ve bu nedenle soluk alma zorluğu çeken yaşlı kişiler için de mucizeler yaratan bir iksirdir. Kronikleşmiş öksürüklerde bile göğsü yumuşatabilir ve böylece, soluk alma zorluklarını ortadan kaldırır. Genellikle yaşlı kişilerde oluşan ödemlerde ve akciğer rahatsızlıklarında bu iyileştirici şurup başarıyla kullanılabilir. Kullanılan taze yapraklar böbrekleri ve mesaneyi temizleyerek, idrar söktürür. Zor iyileşen yaralar, üstlerine taze bitki özsuyu sürüldüğünde hızla iyileşir. Bitki, kendisini özellikle sivilceli ciltlerde kanıtlamış bir kan temizleyicidir.

 
Ayıüzümü

(itüzümü) : Fundagillerden; küçük taneler halinde kırmızı renkli yemişleri olan, tüylü bir bitkidir.1-3 metre yüksekliğindedir. Her mevsimde yaprakları vardır. Makilerde bulunur. Dalları kırmızımtırak kahverengidir. Yaprakları şimşir yapraklarına benzer. İçinde Hydrochinone vardır. Sonbahar aylarında toplanıp kurutulur. Çiçekleri pembe salkımlar halindedir. Ev ilaçlarında yaprakları kullanılır.

Faydası:

Kuvvet verir. İshali keser. İdrar yollarını temizler. İdrar söktürür. Ateşi düşürür. İdrar yollarındaki taşların düşmesine yardım eder. Prostat büyümesinden kaynaklanan şikayetleri giderir.

 
Badem

Latince Adı:

  • Mandelbaum, Prunus dulcis


Diğer Adı:   

  • Bademağacı
  • Tatlı Bademağacı

Familyası:   

  • Gülgillerden
  • Rosengewaechse
  • Rosaceae


Drugları:

Bademyağı: Amygdalae oleum
Badem çekirdeklerinin soğuk baskı ile eldeedilen bademyağı çok maksatlı olarak kulanılır.
Giriş: Bademin bilinen çok türü vardır, fakat bizi ilgilendiren iki türüdür. Bunlar tatlı badem: prunus dulcis var. Dulcis ve acı badem: prunusdulcis var. Amarayı sayabiliriz. Bademin vatanının Türkiye veya Çin olduğu yönünde oldukca farklı görüşler mevcuttsada Alman yazarlar badem yağının eski Mısır ve Yunanlılar tarafından yaygın olarak kulanıldığı, bu nedenle büyük bir ihtimalle vatanının Türkiye olduğu tahminedilmektedir.
Latince ‘’dulcis‘’ tatlı ve ‘’amara’’ acı anlamına gelir. Günümüzde Türkiye, Yunanistan, İtalya, Fransa, İspanya, Horasan, Türkistan, Kalifonya ve Berezilyada yaygın olarak yetiştirilmektedir. Tarihte tatlı Badem yağı masajyağı, ilaçlarda katkı maddesi, ve yamaklarde baharat olarak kulanılmıştır. 

Botanik:

Bademağacı 3-8 metre boyunda, dikensiz, dikine yükselen bir ağactır. Yaprakları mızrak şeklinde, uca doğru sivrice, kenarları bütün veya çok narin kertikli, 4-8 cm uzunluğunda, 1,5-3 cm eninde, üstü parlak, yeşil renkli, alt yüzeyi donuk yeşil renkli ve kısa saplıdır.
Çiçekleri pempemsi beyaz, oval veya yumurta şeklinde, kenarları narin, dalgalı, beş taç yapraktan meydana gelir ve ortada kırmızımsı bir göbek ve buradan bir demet sarımsı dölenme tozluğu çıkar.
Meyveleri olğunlaşmadan önce çağla olarak yenir, çünkü meyve olğunolaştıkca etli dış kısmı sertleşerek kuru bir kabuk şeklini alır. Olğunlaşan çekirdekleri kırılarak içindeki tohumları çıkarılır. Bu tohumlara kısaca badem denir.
Yetiştirilmesi: Badem ağacı taşlı, kumlu, kireçli topraklarda ve kayalıkyerlerde yetişir. Badem çekirdeğinin dışı etli kabuğu soyulduktan sonra sert çekirdeği ile birlikte toprağa ekilir.

Hasat zamanı:

Eylülve Ekim aylarında olğunlaşan badem çekirdeği toplanır, kabukları kırıldıktan sonra tohumları çıkarılarak kurutulur. Badem soğuk presle sıkılarak yağı çıkarılır veya kuru yemiş olarak yenir.

Araştırmalar:

Meksikada laetrile ismi ile anılan ve kansere karşı kulanılan bitkisel ekstrakt üzerinde ABD’li ilim adamları özel bir komisyon kurarak araştırmalar yapmışlardır. Bu araştırmalarda laetrilin kaysı ve şeftali çekirdeğinden eldeedilen d-Amygdalin olduğu tesbitedilmiştir. ABD Milli Kanser Enstitüsü (National Cancer Institut) d-Amygdalinin parçalanarak siyanüraside dönüştüğünü, fakat siyanürasidin ne şekilde kanseri önlediği tesbitedilememeiştir.
Bilindiği gibi siyanürasit oldukca çok zehirlidir ve ölümlere sebep olabilir. Acı bademin % 8 gibi çok yüksek oranda d-Amygdalin içermesi nedeniyle özelikle çok dikkat gerekir. Acı Bademin 8-10 adeti çocuklarda ve 15-20 adeti yetişkinlerde ölümlere sebep olabilir. Bademin birleşimindeki bu madde badem yendiğinde hemen kana karışmaz, hazmedilip kanda işlenmesi çok zaman aldığından tarife uyularak yendiğinde zarar vermez.

Kulanılması:

  • Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılmıştır, fakat yeterli değildir.. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Badem yerine göre daha etkili olan başka bitkiler kulanılmalıdır. Örneğin kansere karşı Ökseotu-, Porsukağacı-(çok zahirli) Papaya-, Keten-, Çörek-, veya Gökçek daha etkildir.
  • Halkarasında: Badem yağı aroma terapide kulak ağrısı, hamile kadınlarda görülen kas yırtılması (özelikle karın, bacaklar, ve güğüsteki yırtılmalar), bebeklerin poposundaki ekzema, kaşıntı ve yaralara, derideki çatlaklar, kuru, pörtüklü ve hasaslığa karşı kulanılır.

Açıklama:

Kulak ağrılarına karşı badem yağı çok hafif ısıtılır (35-38 derece) ve 2-3 damla kulağa damlatılır. Hamile kadınların karnının büyümesi ile birlikte karın, bacaklar ve göğüslerdeki kaslarda yırtılmalar olur. Bu yırtılmaları önlemek için badem yağı ile karın, bacaklar ve göğüsler günde 2-3 defa 10-15 damla ile ovalanır.  Kabızlığı önlemek için yetişkinler bir kahve kaşığı çocuklar bir çay kaşığı içerlerse kabızlığı önler.
Bademsütü:

Bademden 45-50 gram haşlanır ve kabukları soyulur, ezilir veya öğütülür 250 ml ılık süt ilaveedilir ve bir gün sonra süzülerek bu süt deriye sürülür.

 
Bahçefasulyesi

Familyası:

  • Baklagillerden
  • Schmetterlingsblütengewaechse
  • Fabaceae (Leguminosae)

Drugları:

Fasulye kapcığı (kapsüle): Phaseoli pericarpium-frutus phaseoli sinesemine
Fasulye meyvesinin tohumları çıkarıldıktan sonra kapcıkları (kapsülleri) kurutularak, çay, tentür veya natürel ilaç yapımında kulanılır.

Botanik:

Fasulyenin asıl vatanı orta ve güney Amarika olup, buradan 1685 yılında İspanyollar tarafından ispanyaya getirilmiş ve oradan önce Avrupaya, sonrada bütün dünyaya yayılmıştır. Günümüzde 70’in üzerinde fasulye çeşidi bulunmaktadır. Fasulyenin genelikle beyaz renkte olanı tercih edilmektedir, fakat kırmızı, siyah, kahverengimsi ve üzeri desenli olan çok çeşitleri mevcuttur. Türkiyede genelikle ayşekadın, barbunya, horoz ve çalı türleri tanınmakta ve yetiştirilmektedir.
Fasulyenin yaprakları üçü bir arada uzun bir sap üzerinde olu, her biri yumurta şeklinde, uclara doğru sivri, kenarları bütün, ortada bir ana ve ondan kenarlara doğru yay şeklinde uzanana yan damarlar bulunur. Yaprkları 7-20 cm büyüklüğünde, yeşil renkli, ve üzeri hafiftüylüdür.
Çiçek sapı yaprak sapının koltuğundan çıkar ve her sapta 2-6 adet çiçek bulunur ve taç yaprakları pempe, vişneçürüğü, kırmızı veya eflatun renklerde olabilir. Kupa yaprakları çan şeklinde, yeşil renkli, beş adet irili ufaklı dişlere sahip olup, taç yapraklarını kavramıştır. Olğunlaşan fasulye kapsüllerinde 4-10 adet çekirdek bulunur ve kapsülleri (meyveleri) 10-20 cm boyunda olur.

Yetiştirlmesi:

Mart ve Nisan aylarında saksı, kasa, veya seralarda tohumlarından fide eldeedilir ve bu fideler Nisan ve Mayıs aylarında bahçe ve tarlalara 6-10 cm sıra ve 40cm ara ile etilir.

Hasat zamanı:

Meyveleri olğunlaşan kapsüler sararır ve çatalaşmaya başlayınca toplanarak, içindeki tohumları çıkarılır. Tohum ve kapsülleri ayrı güneşte iyice kurutulduktan sonra kaldırılır.  

Kulanılması:

  • Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılmamıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Fasulye yerine göre daha etkili olan başka bitkiler kulanılmalıdır. Örneğin idrar yolları rahatsızlıklarına karşı Ardıçkoz-, Huş-, Ayrık-, Isırankökü-, A. Başakotu preparatları veya Gökçek İksiri daha etkildir. Şeker hastalığına karşı ise yaban mersini yaprağı, beşparmakkökü-, kara hindibaotu ve kökü-, kantaronotu-, mübarekotu-, devedikeniotu-, çementohumu preparatları veya Gökçek İksiri daha etkildir
  • Fasulye kapcığı halkarasında genelikle Avrupada idrar söktürücü, müshil yapıcı ve romatizma çaylarında kulanılır. Türkiyede ise genelikle hayvan yemi olarak, bazı yörelerde ise yakacak olarak kulanılır. Fasulye kapcığı başta idrar yolları rahatsızlıklarına karşı nadirende romatizma, gut, siyatik, ödem ve şeker hastalığına karşı kulanılır.

Açıklama:

Fasulye tohumları phasin içerir bu madde zehirli olmasından dolayı taze olarak yenmez. Kuru fasulye olarak bilinen fasulye tohumlarının yemek yapmadan önce mutfakta haşlanması gerekir. Ancak bu şekilde phasin bozulur ve zararsız bir şekle dönüşür.
Bazı alimle göre fasulye kapcığı çok az miktarda krom içermektedir ve krom kandaki şekeri hafif düşürücü özeliğe sahiptir. Şeker hastalığına karşı bana göre yaban mersini yaprağı, beşparmakkökü-, kara hindibaotu ve kökü-, kantaronotu-, mübarekotu-, devedikeniotu-, ve çementohumu-, preparatları veya Gökçek İksiri daha etkildir.

Çay:

İki tatlı kaşığı fasulye kapcığı demliğe konur ve üzerine 300-500 ml kaynarsu ilave edilerek 5-10 dakika demelemeye bırakılır ve sonra süzülerek içilir.
Yantesiri: Fasulyenin tohumlarının, yani kuru fasulye haşlanmadan yemeği yenmez. Şayet haşlamadan yemeği yapılırise zehirlenmelere neden olur. Birleşimindeki phasin kaşlanınca değişerek zararsız hale gelir.

 

 
Basurotu

Familyası:

  • Düğünçiçegigillerden
  • Hahenfussgewaechse
  • Ranunculaceae

Drugları:

  • Basurotkökü: Ranunculi ficariae radix
  • Basurotu: Ranunculi ficariae herba

Basurotunun bazılarına göre kökü,bazılarına göre ise otu şifalıdır.

Botanik:

Bosurotu Asya, Avrup, ve kuzey Afrikanın çalılıklarında ve nemli çimenlerde yabani olarak yetişen 15-25 cm yüksekliğinde, çok yıllıkbir bitkidir. Yaparkları uzunsaplı, kalp veya böbrek şeklinde, koyu yeşil renkte, üzeri yağlı, kenarları dişli veya hafif kertiklive etlidir. Yapraklarının yağlı olması nedeniyle türkce Yağlı çiçek ve almanca aynı anlama gelen <butterblume> diye anılır.
Çiçekleri oldukca uzun bir sap üzerinde, altın sarısı renkte, 8-10 adet mızrak veya dil şeklinde taç yaprakları ve bunu kapalyan açık yeşil renkte daha kısa kupa yaprakları, göbekte yine altın sarısı renkte dölenme tozlukları bulunur.
Kökleri yumru şeklinde ana kökler ve saçak şeklindeki yan köklerden oluşur. Basurotunun anakökleri insanlarda sıkca görülen Basura benziediğinden bu bitkinin basurotu diye anılmasına sebep olur.

Kulanılması:

  • Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılmıştır, ve bu araştırmalara göre pekte etkili olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Basurotu yerine göre daha etkili olan başka bitkiler kulanılmalıdır. Örneğin basura karşı Çobançantası-, Hamamelis-, Sarı yonca-, Atkestanesi-, Civanpercemi-, Mastı çiçeği-, veya Gökçek İksiri daha etkildir.
  • Halkarasında: Basura karşı kulanılmıştır, fakat etkili değildir.
    Yantesiri: Bazı yörelerde yapraklarından salata yapılarak yenir. Bitki taze iken yenirse birleşimindeki maddeler mide, bağırsaklar ve böbreklere zarar verirvede tahrişeder. Bunedenle bu bitkinin kulnılması uygundeğildir. Birçok sözde uzman bu bitkinin faydalrından uzun uzun bahsettiklerinden bu bitkiyi incelemeyi ve okurları bilgilendirmeyi  uygun gördüm.
 
Centiyane(yılanotu) Doğu Karadeniz bölgesi ve Uludağ'da yetişen, 1 metre kadar yükseklikte, geniş yapraklı, kalın köklü bir bitkidir. Kökü acıdır. İçi sarı, dışı esmerdir. Hekimlikte, kökü kullanılır. Sarı ve mavi türü vardır.

Faydası:

  • İştah artırır, hazmı kolaylaştırır
  • Ateşi düşürür, vücuda kuvvet verir
  • Mide zafiyeti ve ekşimesini giderir
  • Kansızlıkta da faydalıdır.
 
Cevizağacı(koz) Uzun ömürlü; gövdesi kalın, kerestesi ve meyvesi değerli ulu bir ağaçtır. Yemişi nişastalı ve yağlıdır. Hekimlikte; yaprakları, meyvesinin üzerindeki yeşil kabukları ve yağı kullanılır. Bir çok çeşidi vardır.

Faydası:

  • Yaprakları ve kabukları ile hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir
  • İshal ve dizanteriyi keser
  • Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir
  • Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser
  • El ve ayak donuklarında, deri çatlaklarında faydalıdır
  • Saç ve elleri boyamakta da kullanılır
  • Çok kuvvetli bir besin olduğundan fazla yememelk gerekir
  • Cevizyağı, raşitizm ve sıracada faydalıdır
  • Kabızlığı giderir
  • Bağırsak solucanlarını düşürür
  • Derinin yanmasını önler
 
Ciğerotu(pulmonaria officinalis): Nodangiller familyasından; 10-15 santimetre boyunda çok yıllık, otsu bir bitkidir. Çiçekleri; önceleri kırmızımtıraktır. Sonradan morumsu-maviye dönüşür. Gövdesi dik ve tüylüdür. İçeriğinde tanen, müsilaj, şekerler, reçine ve sabit yağ vardır. Yaprakları kullanılır.

Faydası :

  • Göğsü yumuşatır
  • Öksürüğü keser
  • Akciğer hastalıklarında faydalıdır
  • İdrar söktürür.
 
Civanperçemi(yaraotu) : Bileşikgillerden; çeşitli türleri olan bir kır bitkisidir. Kuru topraklarda, yol kenarında yetişir. Yaprakları uzun ve parçalıdır. Çiçekleri beyaz ve pembedir. Kandil şeklinde gruplaşmıştır. Kokusu çok güzeldir. Hekimlikte dal, yaprak ve çiçekleri kullanılır. İçinde Achillein denilen acı bir madde vardır.

Faydası :

  • Hazımsızlığı ve kansızlığı giderir
  • Kanı temizler
  • Balgam söktürür, öksürüğü keser
  • Sinirleri ve vücudu kuvvetlendirir
  • Bağırsak ve mide gazlarını giderir
  • İshali keser. Basur memelerini tedavi eder
  • Kızamık, boğmaca, raşitizm, albasması, aybaşı gecikmesi ve kemik hastalıklarında faydalıdır
  • İdrar söktürür
  • Yaraları iyileştirir
 
Tilkiüzmü(paris incompleta) : Zambakgiller familyasından; nemli ortamlarda yetişen, 20 - 50 cm boyunda, çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları pürtüksüz, tam, koyu yeşil renkli ve saplıdır. Ezilince fena bir koku çıkarır. Lezzeti acıdır. Çiçekleri küçük, beyaz veya sarımsı renklidir. Meyveleri, leblebi büyüklüğünde, sarıda kırmızıya ve siyaha kadar değişen renktedir. Zehirlidir. Kullanılan kısımları kurutulmuş yapraklarıdır.

Faydası :

  • Uyku verir.
  • Sinirleri teskin eder.
  • Fazlası zehirler.
  • Haricen kullanılır.
  • Ağrıları dindirir.
 
Turp(hilb) : Turpgiller familyasından; yaprakları karşılıklı, çiçekleri beyaz, sarı veya mor renkte ve salkım durumunda bir bitkidir. Meyvesi acımsı ve etlidir. Beyazturp, kırmızıturp, karaturp, yabanturbu, bayırturbu gibi türleri vardır. İçeriğinde C vitamini, kükürt ve iyot vardır.

Faydası :

  • Böbreklerdeki mikropları öldürür.
  • Kum taşlarının dökülmesine yardımcı olur.
  • Karaciğeri kuvvetlendirir.
  • Karaciğer şişliğini indirir.
  • Sarılıkta faydalıdır.
  • Safra taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur.
  • Romatizma, siyatik, lumbagoda faydalıdır.
  • Astım ve bronşitte faydalıdır.
  • Öksürüğü keser.
  • Kabızlığı giderir.
  • Dişetlerini kuvvetlendirir.
  • İdrar söktürür.
  • Yatmadan önce bir bardak turp suyu içilirse, rahat bir uyku sağlar.
 
Turunç(citrus aurantium) : Sedefotugiller familyasından; 1-6 m boyunda, kış aylarında yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Yaprakları parlak ve almaşık dizilişlidir. Çiçekleri beyaz renkli ve güzel kokuludur. Meyvesi küre şeklinde olup, sarı-turuncu renktedir. 8-12 tane dilimi vardır. Meyvesinin usaresi ekşimsi-acı lezzettedir. Olgunlaşmamış meyvelerin kabuklarında uçucu yağ, C vitamini, pektin ve hesperidin vardır. Çiçeklerinden turunç çiçeği esansı çıkarılır.

Faydası :

  • Sinirleri yatıştırır.
  • Spazmları giderir.
  • Hazmı kolaylaştırır.
  • Parfümericilikte kullanılır.
 
Tütün(nicotiana) : Patlıcangiller familyasından, anayurdu Amerika olan bir bitkidir. Gövdesi dik, silindir biçiminde, tüylü ve yapışkandır. Batı Anadolu'da yabani tütün adlı türü doğal olarak yetişir. Yapraklarında tanen, zamk, nişasta, reçine ve nikotin vardır. Tohumları yağ bakımından zengindir. Alışkanlık yapar. Tiryakilik derecesine varınca; el-ayak titremesi, sinir bozukluğu, hafıza durgunluğu, migren, mide rahatsızlığı, damar sertliği, tansiyon yüksekliği, akciğer kanseri, astım ve diğer nefes yolları hastalıklarına sebep olur.

Faydası :

Sigara olarak kullanıldığında hiçbir faydası yoktur.

 
Uvez(sorbus) : Gülgiller familyasından; orta boylu bir ağaçtır. En yaygın türü olan kuşüvezi yamaçlarda ve çalılık yerlerde yetişir. Yabaniüvez, ova ve yamaçlardaki ağaçlar arasında dağınık olarak bulunur. Üvez denilen meyvesi, muşmula gibi olgunlaştığı zaman yenir.

Faydası :

  • İdrar söktürür.
  • Kabızlığı önler.
  • Tansiyonu düşürür.
  • Aybaşı kanaması azlığını giderir.
 
Uyuzotu(şeytanotu) : Tarakotugiller familyasından; bir veya çok yıllık bir bitkidir. Birçok türü vardır. Yabanileri, genellikle kumlu yerlerde yetişir.

Faydası :

  • Cilt hastalıklarında kullanılır.
  • Uyuzda faydalıdır.
 
Uzerlik(nazarotu) : Sedefotugiller familyasından; Afrika, Asya ve Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen, tek tek beyaz çiçekli, çok dallı bir bitkidir. 35 cm kadar boyunda, çok yıllık, otsu bir step bitkisidir. Çiçekleri yeşilimsi beyaz renktedir. Meyvesi basık küre şeklinde bir kapsüldür. Tohumlarının içeriğinde harmalin, harmin, harmalol, peganin adlı glikozitler ve kırmızı boya maddesi vardır.

Faydası :

  • Sinir sistemini uyarır.
  • Balgam söktürür.
  • Mide ve kulunç ağrılarında faydalıdır.
  • Sulu egzamada şikayetleri giderir.
 
Uzüm(ineb) : Üzüm asmasının glikozca zengin olan meyvesidir.

Faydası :

  • Bedeni ve zihni gücü artırır.
  • Kan yapar.
  • Vücutta biriken zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar.
  • Yüksek tansiyonu düşürür.
  • Mide ülseri, gastrit, karaciğer hastalıkları, dalak hastalıkları, romatizma ve mafsal iltihabında faydalıdır.
  • Kabızlığı giderir.
  • Kalbi kuvvetlendirir.
  • Kanı temizler.
  • Şişmanlıkta faydalıdır.
  • Hamilelerin mide bulantısını önler.
  • Cilt güzelliğini sağlar.
  • Nekahat devresinin kolayca atlatılmasına yardımcı olur.
  • Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.
  • Besleyicidir.
 
Vanilya(vanilia planifolia) : Salepgiller familyasından; tropikal bölgelerde yetiştirilen, tırmanıcı gövdeli bir bitkidir. Yaprakları sapsız, yassı etlidir. Meyvesi 15-20 cm boyundadır. Kullanılan kısmı henüz yeşilken toplanan ve sırasıyla kuru ve nemli yerlerde bırakılarak kurutulan, olgunlaşmamış meyveleridir. Kendine mahsus bir kokusu vardır.

Faydası :

  • Vücudu kuvvetlendirir
  • Ateşi düşürür
  • Cinsel gücü artırır
  • Sinir bozukluğunu giderir
  • Hazmı kolaylaştırır
  • Bronşları temizler ve öksürük söktürür
  • Ruhi bunalımı geçirir
 
Vebaotu

(Petasites officinalis) : Vebaotu, ırmak, dere ve orman kıyılarında yetişir. Kelotu olarak da bilinir. Şapka büyüklügündeki yaprakları hafif dişlidir ve alt tarafları gri tüylerle kaplıdır. Kirli beyazdan açık pembeye kadar değisebilen çiçekleri, sapın en ucunda, bir salkım biçiminde açarlar.

Faydası :

  • Salgın zamanlarında büyük önem kazanmış ve ateş düşürücü nitelige sahip olan kökü, çiçeklenme zamanından önce sökülür.
  • Terletmeye yardımcı olan çayı, ateşlenme, soluk alma zorluğu, gut ve epilepsi (sara) hastalıklarında kullanılır.
  • Gün boyunca, 1 veya 2 bardak yudumlanarak içilir. Büyük taze yaprakları, yalnızca burkulmaların ve yürüme sonucu ayakta olusan yaraların üstüne uygulanmakla kalmayıp, her tür kangren, habis çıban ve şiddetli yaralarda kullanılır.
  • Modern herbalistler tarafından ise özellikle kemoterapiden sonra kanser tümörlerinin azaltılması için önerilmektedir.
  • Almanya'da Petadolor markasıyla tablet halinde satılmaktadır.
  • Aynı zamanda adet krampları, astım ve baş ağrısı için de kullanılmaktadır.
  • Kanser tedavisinde kullanıldığında, özellikle cerrahi operasyondan sonra etkili bir sekilde metastaz'ı (yayılma) önlemektedir.
 
Vişne

(ekşi kiraz) : Gülgiller familyasından; Nisan-Mayıs aylarında beyaz renkli çiçekler açan, 2-9 metre boyunda bir ağaç ve meyvesidir. Yaprakları parlak, tüysüz ve kısa saplıdır. Meyve; açık veya koyu kırmızı renkli ve ekşi lezzetlidir. Meyvesinde şeker, elma ve limon asidi, A ve C vitamini vardır. Ev ilaçlarında; gövde kabukları, meyvesi ve meyve sapları kullanılır.

Faydası :

  • İshali keser
  • Ateşi düşürür
  • İdrar söktürür
  • Vücuda rahatlık verir
 
Yabani Gül(köpekgülü) : Gülgiller familyasından; 2-3 metre boyunda bir ağaçcıktır. Yaprakları 5-7 parçalıdır. Çiçekleri pembe veya beyazdır. Olgun meyvelerine kuşburnu denir. İçeriğinde şekerler, organik asitler ve C vitamini vardır.

Faydası :

  • Kuşburnu denilen meyvesi idrar söktürür.
  • İshali keser.
  • Basur memelerine faydalıdır.
 
Yabanyasemini(sofur) : Patlıcangiller familyasından; yurdumuzun hemen hemen her bölgesinde rastlanan, 1-2 m boyunda, çok yıllık, fena kokulu bir bitkidir. Haziran-Eylül ayları arasında mor renkli çiçekler açar. Gövdesi sarılıcıdır. Meyvesi sarımsı-kırmızıdır. Dallarında dulcamarin vardır. Meyveleri; solanın ve solasein taşır.

Faydası :

  • Deri hastalıklarında kan temizleyici, hafif uyuşturucu ve romatizma ağrılarını giderici olarak kullanılır.
  • Şehveti keser.
  • Salgıları azaltır.
 
Yakıotu(meragülü) : Küpeçiçeğigiller familyasından; nemli yerlerde yetişen, çoğunlukla çok yıllık, ender olarak 1-2 yıllık bir bitkidir. Çiçekleri pembe veya kırmızı renklidir. Meyvesi uzun bir kapsül şeklindedir. Yurdumuzda 21 türü vardır. Bitkide tanen yağı, müsilaj ve benzerleri vardır. Ev ilaçlarında; epilobium angustifolium, kıllı yakıotu, dağ yakıotu ve bataklık yakıotu kullanılır.

Faydası :

  • Kabız ve yumuşatıcı olarak kullanılır.
  • Yaprakları yaraların üzerine konulursa, şişkinlik ve iltihapları dağıtır.
  • İdrar söktürür.
  • Vücutta biriken zehirli maddelerin dışarıya atılmasını sağlar.
 
Yapışkanotu(duvarfesleğeni) : Isırgangiller familyasından; ılıman bölgelerde yetişen, çok yıllık bir bitkidir. Genellikle duvarların üzerlerinde ve diplerinde bulunur. Yaprakları almaşık ve tam kenarlıdır. Çiçekleri küçük kümeler halindedir.

Faydası :

  • İdrar söktürür.
  • Kansızlığı giderir.
  • Dizanteride faydalıdır.
  • Göğsü yumuşatır.
  • Rahatlık verir.
  • Şeker hastalığında faydalıdır.
 
Yasemin

(yasemen) : Zeytingiller familyasından; kışın yaprak döken veya her zaman yeşil olan bir çalı veya sarılıcı odunsu bir bitkidir. Genç sürgünleri yeşildir. Çiçekleri salkım durumundadır. 200 kadar türü vardır. Sarı çiçekli yasemin, hakiki yasemin yurdumuzda yetişir. Tıbbi yasemin, beyaz çiçekli ve güzel kokuludur.

Faydası :

 

  • Romatizma, nikris ve mafsal ağrılarını giderir.
  • Ateş düşürür. Kabızlığı giderir.
 
Yenibahar(pimenta) : Mersingiller familyasından; Amerika'nın tropikal bölgelerinde doğal olarak yetişen ve baharat elde edilen bir bitkidir. Her tarafı kokuludur. Kokusu ve tadı; tarçın, karanfil, karabiber ve hindistancevizininkine benzer. Baharat olarak kullanılır.

Faydası :

  • Damar sertliğini önler.
  • Hazmı kolaylaştırır.
  • Mide ve bağırsak gazlarını giderir.
  • Unutkanlığı giderir.
  • Vücudun direncini artırır.
 
Yerelması(helianthus tuberosus) : Bileşikgiller familyasından; basit yapraklı, yüksek, çok yıllık otsu bir bitkidir. Toprak altındaki yumruları inulin bakımından zengindir. Yumruları kullanılır.

Faydası :

  • Şeker hastaları için faydalıdır.
  • Besleyicidir.
  • Vücudun direncini artırır.
  • Kabızlığı giderir.
  • Anne sütünü artırır.
  • Bol idrar söktürür.
  • Böbreklerin ve pankreasın düzenli çalışmasını sağlar.
  • Basur memelerine faydalıdır. Romatizma, nikris ve mafsal ağrılarında şikayetleri azaltır.
  • Cildin güzel olmasını sağlar.
 
Yonca(kelekotu) : Baklagiller familyasından; bir bitki cinsidir. Birçok türü vardır. Kokulu yonca yurdumuzda yetişen 30-100 cm boyunda, iki yıllık otsu bir bitkidir. Gövdesi silindir biçiminde, tüysüz açık yeşil renkli, boyuna çizgili ve çok dallıdır. Yaprakları saplıdır. Çiçekleri sarı renkli ve güzel kokuludur. Dalların ucunda dik salkımlar halindedirler. Çiçekli ve yapraklı dalları; kumarin, melilotik ve kumarik asitler ve uçucu bir yağ taşır.

Faydası :

  • Romatizma ağrılarını giderir
  • İshali keser
  • Midenin düzenli çalışmasını sağlar
  • Sinirleri yatıştırır
  • Baş ağrılarını dindirir
 
Yosun(moss) : Çiçeksiz bitkilerin; suların yüzünde veya diplerinde bulunan bir şubesidir.

Faydası :

  • Sürüldüğü yerleri zayıflatır
  • Haşlanması bağırsak kurtlarını döker
  • Saçlar yıkanırsa kuvvetlendirir
 
Yulaf(alef) : Buğdaygiller familyasından; daha ziyade hayvan olarak yetiştirilen otsu bir bitkidir. Nişasta bakımından zengindir.

Faydası :

  • Çocukların hazım güçlüklerini giderir
  • Bedeni ve ruhi yorgunlukları giderir
  • İdrar söktürür
  • Vücuda rahatlık verir
  • Kandaki şeker miktarını düşürür
  • İktidarsızlığı giderir
  • Guatrı önler
  • Mide ve bağırsak bozukluklarını giderir
 
Yüksükotu

(digitalis) : Sıracagiller familyasından; Avrupa, Batı Asya ve Akdeniz bölgesinde yetişen, iki veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları rozet şeklindedir. Çiçekleri dik ve uzun olup salkım şeklindedir. 40 kadar türü vardır. Yurdumuzda 10 türü yetişir. İçeriğinde kardiyotonik (kalbi kuvvetlendirici) glikozitler taşır. Zehirlidir. Ev ilaçlarında çok dikkatli kullanılması ve tavsiye edilen miktarın aşılmaması gerekir.

Faydası :

  • Kalp ilaçlarında kullanılır
  • Nabız atışını azaltır
  • Kan dolaşımını yavaşlatır
 
Yılanyastığı(danaayağı) : Yılanyastığıgiller familyasından; yaprakları büyük ve koyu kırmızı olan mide bulandırıcı bir koku salan, büyük yumrulu bir bitkidir. İstanbul çevresinde, Ege ve Akdeniz Bölgesinde yetişir.

Faydası :

  • Ateşi düşürür
  • Terletir, vücuda rahatlık verir
  • Sinirleri uyarır
 
Zakkum (ağu ağacı) : Zakkumgiller familyasından; Akdeniz sahilleri boyunca hemen hemen her yerde yetişen; yurdumuzda Batı ve Güney Anadolu'da dere yataklarında bulunan bir bitkidir. Boyu 5 metre kadar uzar. Kış aylarında yapraklarını dökmez. Sık dallıdır. Çiçekleri pembedir. Meyveleri kapsül şeklindedir. Zehirlidir. Yapraklarında reçine, tanen, glikoz, C vitamini ve oleandrin adında bir glikozit vardır. Kabukları ve tohumlarında da etkili maddeler vardır. Ev ilaçlarında kullanılmaması gerekir.

Faydası :

  • Haricen kullanıldığı takdirde adale ağrılarını giderir
  • Akrep ve arı sokmasında faydalıdır
  • Düşük dozlarda kullanılacak olursa kalbi kuvvetlendirir
  • Bol miktarda idrar söktürür
  • Vücutta biriken suyu boşaltır
 
Zambak(zanbak) : Zambakgiller familyasından; soğanı pullu, dik gövdeli, güzel ve iri çiçekli bir bitkidir. 50 kadar türü vardır. Beyaz zambak 1 metre kadar boylanabilir. Çiçekleri beyazdır. Kırmızı zambak yüksek dağlarda bulunur. Trabzon zambağı Doğu Karadeniz bölgesinde yetişir. Ev ilaçlarında beyaz zambak kullanılır.

Faydası:

  • Vücut ağrılarını dindirir
  • Diş ağrılarını ve iltihaplarını giderir
  • Şişlikleri indirir
 
Zencefil(zencebil) : Zencefilgiller familyasından anayurdu Hindistan ve Malezya olan etli rizomlu bitkidir. Baharat olarak kullanılır. Tıbbi zencefilin tropik ülkelerde kültürü yapılır.

Faydası :

  • İştah açar
  • Mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür
  • Kusmayı önler. İshali keser
  • Bağırsak bozukluklarını giderir
  • Soğuk algınlığında çabuk iyileşmeyi sağlar
  • Bedeni ve zihni gücü artırır
  • Cinsel istekleri kamçılar
 
Zeytin(zeytun): Zeytingiller familyasından; Akdeniz havzasında, makilerde yabani olarak yetişen, fakat bütün Akdeniz bölgelerinde yetiştirilen, yaprak dökmeyen, eğri, büyük gövdeli, sık dallı, 5-20 m yüksekliğinde uzun ömürlü bir ağaçtır. Yaprakları yeşil renkli olup, derimsi ve karşılıklı dizilişlidir. Çiçekleri beyazımsı sarı renkli olup, salkım durumundadır. Meyve önceleri yeşil, olgunlaştığı zaman parlak siyah renklidir. Meyvelerinde zeytinyağı çıkarılır. eytinyağının içeriğinde olein, palmitrik, steraik ve linolik asitlerin gliseritleri, hidrokarbonlar ve E vitamini vardır. Ev ilaçlarında zeytin tanesi, yaprakları, kabukları ve yağı kullanılır.

Faydası :

  • Zeytinyağı, safrayı artırır
  • Karaciğeri çalıştırır
  • Karaciğer ağrılarını keser
  • Sarılıkta faydalıdır
  • Eczacılıkta, bazı ilaçları hazırlamakta kullanılır
  • Yaprakları ve kabukları, yüksek tansiyonu düşürür
  • Kandaki şeker miktarını düşürür
  • Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur
  • Taneleri de besleyicidir.
 


Hepsi | A | B | C | T | U | V | Y | Z


Glossary V2.0

Danişma: 0212 2788088

Danışma hattı 

Adres: Levent cad. Krizantem sok. No: 10  Levent - İstanbul

Ben doğanın geniş kucağında doğdum. Bitkiler vücudumu korumasına aldı, Mavi gök üstümü örttü.. Toprak ruhumu besledi. Ben doğanın onurlu ve sağlıklı çocuğuyum............ 

Randevu Formu